7 Ocak 2014 Salı

Gazeteciliğin güldüren yüzü


Gazeteciliğe okuduğum okul ve sistem dolayısıyla ön yargılı baktığım doğrudur. Lakin ba(ğ)zı şeyler de ortada. Ama bu işin bir kaç yanı da var ki tadından yenmiyor. Sırf bu söyleyeceklerim için bu mesleğe aşık olabilirsiniz. Çok insan tanıyorsunuz, iyi ve kötü. Çok hırpalanıyorsunuz sonra sağlamlaşıyorsunuz. Elinize kendi içinizden gelen bir işin son halini aldığınızda yüreğinizde sıcacık bir mutluluk. Birkaç örnek vereceğim.

Yapmaktan keyif aldığım haber... 
İnsan hikayesinin gazetelerde çok az yer aldığı dönemdeyiz. Üstelik herkes aynı yüzleri görmekten sıkıldı. Benim için haber buydu. Bu haberi yaptıktan sonra çok geri dönüşler aldım, olumlu. Hayrettin Amca mutlu, okur insan hikayesi okuduğu için mutlu ve ben de mutlu oldum. En iyi gazeteciler insan hikayesini yakalayabilenlerdir demişti biri bana, öyle doğru ki. Hayat çok hızlı, şirketler farklı arzular içerisinde ama içinizdeki insanı ve samimiyeti kaybetmemek önemli. Okullarda bunu söylemiyorlar ne yazık ki! Özel haberi sağlık haberleriyle sınırlayan sistemi gördükçe diz dövmekten başka bir şey yapamıyoruz. Diretin! Görün ve tanışın. Her şey karşınızdakine el uzatırken yüzünüze içten bir gülümseme yerleştirmekle alakalı. Gazeteciliğin birçok dalı var fakat ne kadar özel ve hikayeli haber o kadar iyi.
Gazeteden geldim dediğinizde bazen soğuk ve bazen de çok sıcak karşılayabiliyorlar sizi, bilesiniz. Benim eskiye olan sevgim biraz fazla, yitirdiklerimizle alakalı vurgulamak istediklerim var, olacak. Cemal Amca, Deniz Gezmiş ile olan hikayelerini anlatırken lokuma doymuştum. Bir diğerinde akide yapımına şahit olurken farklı deneyimleri hem yaşıyor hem de gerçek anlamıyla tadıyordum. İnsan hikayesinden sonra gördüğüm kadarıyla diğer önemli husus bir konu üzerinde birden fazla örneğin yer alması. Yani derleme yapmak gerek...
Bir diğer güzel olanıysa, fotoğraf makinenizle çektiklerinizin değerlendirebilme imkanının doğması. Doğru beni mutlu eden fotoğraflar çekiyordum çekmesine ama ne olacaktı bunlar. Kapak olabilirmiş meğer! Kelebek Korse haberimde de önceden çektiğim fotoğrafları kullanmıştım. Kendinizden bir parça verdiğiniz her şey layığını buluyor, inanıyorum. Gazeteci olacaksanız fotoğraf işine girişmeniz çok önemli. Foto muhabir veriyorlar genelde ama yetinmek yanlış olur.
Fantastik dünyalara seyahati de cabası...

18 Aralık 2013 Çarşamba

Gazetecilik tozu yuttum gençler!

Gazetecilik neydi, ne değildi, nasıldı ve etik miydi derken allak bullak bir halde eleştirilerinizin cebinden zorla alınarak devam edeceğiniz bir yolda kendinizi bulabilirsiniz, ben buldum. Hangi kurumda çalışırsanız çalışın memnun olmakta zorluk çekeceksiniz, bu da bir gerçek. Eğer benim gibi yazmayı ve öğrenmeyi iş olarak görmüyorsanız pekte sorun olmayacak. İyi işler çıkarabilirsiniz, buna rağmen eleştirilebilirsiniz. Bilin ki, hırpalanmadan bu yolda da ilerleyemiyorsunuz. Demiri döve döve şekillendirme mantığı özellikle gazetede çok işler halde.

İşi öğreniyorsunuz evet ama bazen kafanız karışıyor. Özellikle birden fazla editörünüz varsa! Her aslanın kükreyişi fazla, her yiğidin yoğurt yiyişi başka ve birçok başka olduğumuzu vurgulayan atasözü sayabilirim ama konumuz bu değil. Malum biri "ile" yazımını birleşik, diğeri ayrı yazmanızı isteyebilir. Veyahut biri bakış açınızı çekiştirebilir, diğeri olduğu yerde bırakır. Akvaryumda depremi hisseden balık gibi olduğum doğrudur bazen. Şikayet edecekken elime haberi bir alıyorum ki diniyor bütün içimdeki fırtına. Aslında dengesizliğe alışık kişiler için ideal bir ortam. 

Gözünüz zenginlikte olmayacak bir de. Azla yetinmesini bileceksin ama ünvanını iyi kullanmasını daha iyi bileceksin. Ne karnın aç kalır ne de görmek isteyip göremediğin yer. İşin özü çok çalışmakta ama göze batmamakta. Kendine ayırdığın vakitten fedakarlık etmekte falan. Bakın hani herkes diyor ya, "bu işi gerçekten sevmiyorsan yapamazsın", yapanlar var şahit oluyorum. Ama onlar da ne yaptıklarıyla diğerlerini kıyasladığınız da kafada bir donk sesi işitiyorsunuz

Ne de güzel akıl veriyorum değil mi? Önemli olan benim zırvalamalarım değil a dostlar, kendinizi hazırlamanız gerektiğini söylemek istiyorum. Biraz da umursamaz olabilmenin gerekliliğini. Aksi halde kendinizi kaybedebilir ve çok üzülebilirsiniz. Şu sıralar yuttuğum gazetecilik tozunu ileride öksüre öksüre gürültülü bir şekilde çıkaracağım doğrudur.